Sep 19 2011

Adana Demir İnşaat Kompresör

Category: Admin @ 10:57

 

Adana Demir İnşaat ve Kompresör şirketine yeni yerlerinde mutluluklar dilerim.

Kömpresörle kırım işlerinde itina ile çalışan bu şirket verilen işleri zamanında teslim etme özelliğine sahiptir.

Daha detaylı bilgi ve irtibat için web sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

http://www.adanademirinsaat.com/

 

 

Tags:

Dec 30 2010

Mutlu Yıllar

Category: Admin @ 15:12

Tags:

Nov 13 2010

Bir Fotografa

Category: Admin @ 10:07

Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...
Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

Nazım Hikmet RAN

Tags:

Nov 12 2010

Bayram Mesajı

Category: Admin @ 15:20

Bayramınızı en içten dilek kutlar ailenizle birlikte mutlu,
huzurlu ve sağlık içerisinde bir bayram geçirmenizi dilerim.


www.mesud.net

Tags:

Nov 11 2010

8-10 Vapuru

Category: Admin @ 15:38

Sesinde ne var biliyor musun?
Bir bahçenin ortası var.
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun.

Sesinde ne var biliyor musun?
Uykusuz türkçe var.
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar.

Sesinde ne var biliyor musun?
Eski öpüşler var.
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var.

Sesinde ne var biliyor musun?
Ev dağınıklığı var.
İkide bir elini başına götürüp
Rüzgârda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.

Sesinde ne var biliyor musun?
Söylemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar.

Sesinde ne var biliyor musun?
Söyleyemediğin sözcükler var.

Cemal SÜREYYA

Tags:

Nov 10 2010

En İyisi Ol

Category: Admin @ 16:00

Dağ tepesinde bir çam olamazsan Vadide bir çalı ol.
Fakat, oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.
Çalı olamazsan bir ot parçası ol, Bir yola neşe ver.
Bir misk çiceği olamazsan bir saz ol.
Fakat, gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.
Hepimiz kap...tan olamayız, tayfa olmaya mecburuz.
Dünyada hepimiz için bir şey var.
Yapacağımız iş, size en yakın olan iştir.
Cadde olamazsan patika ol.
Güneş olamazsan yıldız ol.
Kazanmak, yahut kaybetmek ölçü değildir.
Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın.

Dauglas Malloch

Tags:

Nov 8 2010

Mevlana

Category: Admin @ 12:24

Aşk etinden topuğuna kadar işlemiş bir nasırdır.
Ya canın acıya acıya adım atacaksın yada
canını acıta acıta söküp atacaksın.
Her iki yolda da tek bir gerçek olacak:
Canın çok ama çok yanacak.

Mevlana

Tags:

Nov 5 2010

Sonsuza Kadar

Category: Admin @ 20:51

Binbir gece geçsede sensiz,
Dayandı yürek
Bir gün bitecek bu kıyamet,
Yüzüm gülecek
Sabret beni ellere verme
Affet ya da vur beni sende
Bir karar ver sevgilim

Ya sonsuza kadar unut beni
Ya sevmeyi öğret sevgilim
Ya göğsüne alıp uyut beni
Ya sonsuza kadar unut

Toprak olsan; ölürüm seni çok sevdim
Ateş olsan; yanarım seni özledim
Yalan olsan; kanarım sevgilim
İnan ki çok çok çok sevdim

Burak UÇKUN

Tags:

Nov 4 2010

Akşam Türküleri

Category: Admin @ 14:36

İçimde buruk bir sevinç
Tam bize göre suskun ve yabansı
Dilimde garip bir şarkı
-Gördüğümde ölür gibi olduğum
Yüreğimde ellerinle çizdiğin
Aşkın ilk dünya haritası

Afşar TİMUÇİN

Tags:

Nov 3 2010

Bir İnat Hikayesi

Category: Admin @ 12:37

Ben, bu dağların yalancısıyım, dağların...

Derler ki bu dağların eteklerinde nice savaşlar olmuş, insanlar, insanlar gaddarcasına birbirlerini öldürmüşler, kan dökmüşler, o kadar çok kan dökmüşler ki, dağların uykusu kaçmış...
sonunda, sevdalısı bulutlar, dağları terkedip gitmiş. dağ kahrolmuş, ağlamaya başlamış. bir gün derler ki; bu dağların tepesinde bir beyaz kuş uçar olmuş ve en yüksek dağı yakalamış kuşu sormuş ne ararsın burda kuş?

Kuş demiş ki;
Bir yuva tutmaya geldim, bir yuva yapmaya geldim. dağ demiş ki git o zaman ovalara, ovalarda yerin çok , orada kur yuvanı kuış demiş yooooook yok ovalar senin ateşinle kaynıyor, oralarda kuramam demiş.

E o zaman ummanlara git demiş dağ, ummanlara, ummanlar da senin ateşinle kaynamakta demiş kuş.
E o zaman yerin altına gir demiş ben yerin altında senin gürültünle nasıl yaşarım demiş kuş...
Dağ demiş ki nereye yuva yapmak istersin kuş?
Kuş demiş ki senin tepene yapmak isterim yuvayı.
Dağ demiş ki ama benim içimde ateşler kaynıyor, üzüntümden duramıyorum, sevdalım beni terketti gitti.
Sevdalın kim demiş kuş? sevdalım mı?
Sevdalım bulutlardı, beni terketti gitti.
Kuş demiş ki, ya ben senin sevdalını bulup getirirsem. gitmiş bir beyaz gelinlik dikmiş kuş, hazırlamış gelinliği getirip dağın üzerine atmış. vee derler ki gene, ben dağların yalancısıyım, o günden bu yana işte o gelinlikle bembeyaz olmuş bu dağlar.
Zaten ne der aşık: sekiz ay kışımız, üç ay ayazımız, bir ay yazımız...
Ben de dağların ve aşıkların yalancısıyım...
Gene derler ki, işte şurası ardahan, burası kars, şurası çıldır, bu ovalarda nice medeniyetler yeşermiştir, nice köprüler kurulmuş, nice köprüler atılmıştır, nice yapılar yapılmıştır, nice yapılar yok edilmiştir ve hepsi bu karların altındadır.

İşte, çobanlar bazen bulup çıkarırlar, bir bakarsın karların altından bir beyaz çiçek olarak çıkar ya da bir aşığın telinde bir türkü olarak gelir bize ulaşır.

Ben dağların yalancısıyım, dağların yalancısıyım ben...

Tags: